Televizyon Çocukları

Televizyon Çocukları

Çağımızın en büyük sorunlarından biri… Televizyon! Hepimiz zararlarını biliriz; aynı zamanda çoğumuz sık sık televizyonu bir kurtarıcı olarak kullanırız. Bu durumu biraz da olsa önlemek için, televizyonun herkesçe bilinen zararlarına biraz daha dikkat çekmek için ve gündeminize bu konuyu taşımak için televizyon ile ilgili hazırladığımız bu yazıyı okumanızı istedik.

“Vaktim yok. Ben yemek hazırlarken izliyor. Başka türlü oyalanmıyor. Sürekli yapacak bir şey bulamıyoruz, televizyon kurtarıcımız oluyor. Çok istiyor, engel olamıyorum, bir şekilde izliyor, vs” cümlelerinden en az bir tanesi sizin çocuğunuza televizyon izletme bahaneniz olabilir mi? Evet her çocuk televizyon seyretmek ister. Peki televizyon ne kadar seyredilmeli, nasıl seyredilmeli, neler seyredilmemeli, televizyon seyretme isteğinin önüne nasıl geçilmeli? Televizyon seyretmek neden zararlıdır? Ne açılardan zararlıdır? Çocuğun gelişimini nasıl etkiler? Bu yazımızda bu soruların cevaplarını tartışıyoruz.

Televizyon Çocuklarımızı Nasıl Etkiliyor?

Televizyon, çocukların gelişimini birçok yönden olumsuz etkileyen bir durumdur. Aynı zamanda uygun kullanıldığı durumlarda gelişimini tamamen destekleyici bir rolü de vardır. Çocuklar televizyonun karşısında pasif alıcı konumundadır. 0-2 yaş döneminde çocukların gelişimi açısından aktif olduğu sosyal ilişkiler içinde olması gerekmektedir. Bu yaş döneminde televizyon seyreden çocuğun dil gelişimi gecikecektir, sosyal ilişkileri zayıf olacaktır, bu durumdan dolayı kendini ifadesi zayıf olacak; dolayısı ile kendine güveni de hiçbir zaman istenen düzeye ulaşamayacaktır. Televizyon karşısında hareketsiz kalan çocuk beden hareketleri konusunda da kendini çok geliştiremeyecektir. Bu nedenlerden dolayı 0-2 yaş dönemindeki çocukların televizyon izlememesi gerekmektedir. Onun yerine sizinle konuşması, oyun oynaması, çeşitli yaşantılarla karşılaşması, dışarıya çıkması çok daha faydalı olmaktadır.

2 yaşından sonraki dönemde çocuklar televizyon izleyebilir; ancak bunun her açıdan kontrollü bir şekilde yapılması gerekmektedir. Bu dönemde çocuklar günde en fazla 1 saat televizyon izleyebilirler ve bu sırada sizin çocuğunuzun yanında olmanız gerekir. 2 yaşından sonra televizyon izlemenin farklı açılardan da sakıncaları bulunmaktadır. Bu dönemde de televizyon izleyen çocuklar, bu esnada pasif alıcı durumundadırlar. Yani televizyona tepkide bulunmaz, sadece ondan gelen uyaranları alır. Karşılıklı iletişim yerine tek taraflı iletişim söz konusudur. Ayrıca televizyon izlerken çocuklar dış çevreden gelen uyaranlara kendilerini tamamen kapatırlar ve aldırış etmezler. Böylelikle dikkatleri ve algılamaları zayıflar. Bu durum onların gelişimini bu dönemde de olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Bunun yerine aktif olarak katılabilecekleri etkinlikler her zaman için çok daha faydalı olmaktadır.

Bu dönemdeki çocuklar öğrendiklerinin çok büyük bir kısmını sosyal öğrenme ve model alma yolu ile öğrenirler. Böyle bir dönemde televizyonda izledikleri kahramanları model almaları çok normaldir. O kahramanın davranışları doğru ve yanlış şeklinde değerlendiremedikleri için, davranışın sonucunda o karakterin aldığı tepkiye bakarlar. O karakter takdir görüyorsa, beğeni topluyorsa o karakterin davranışını model alırlar. Bu durum en çok saldırganlık konusunda problem oluşturur. Çizgi filmlerin çoğunda şiddet öğeleri vardır ve en sevilen karakterler çoğu zaman sorunlarını şiddet ile çözer, bunun karşılığında takdir alır ve böylelikle çocuğunuz dolaylı yoldan pekiştirilmiş olur. Bunu gören çocuk aynı durumu kendi yaşamında uygulamaya başlar. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak için çocuğumuzun nasıl programlar izlediğini kontrol etmemiz gerekmektedir. Bunun için çocuğunuzun izleyebileceği çizgi filmlere önceden karar verip izlememesi gereken programlar ile hiç karşılaşmamasını sağlayabilirsiniz. Televizyonu o saatlerde açabilirsiniz ya da cdler alarak çizgi filmleri bu cd’lerden izlemesini sağlayabilirsiniz. Bu yolla çocuğunuz olumsuz bir sahne ile karşılaşmamış olacaktır.

Bu yaş döneminde çocuklar gerçek ve gerçek olmayanı ayırt edemezler. İzledikleri çizgi filmlerde çok yüksekten düşen ya da araba çarpan karakterlerin hiçbir zarar görmediğini görünce bunu gerçek sanarak bu gibi davranışlardan sakınması gerektiğini öğrenemez. Gerek bazı şeylerden kendini sakınması, gerekse çevresine zarar verici davranışlarda bulunmaması gerektiği konularında kendini kontrol etme ihtiyacı duymaz. Arkadaşına vurma gibi konularda zarar görmeyeceği düşünerek çekinmez ve oldukça olumsuz durumlara neden olabilir. Bunun için çocuğunuz televizyon izlerken onun yanında olmanız ve bu gibi durumlarda müdahale edip gerçek hayatta böyle olmadığını, onun nasıl zarar görebileceğini anlatmanız ve çocuğunuzu bu konuda bilinçlendirmeniz gerekmektedir. Bu yolla çizgi filmlerdeki şeylerin gerçek olmadığını çocuğunuz bir süre sonra öğrenecektir. Bu konu ile ilgili çarpıcı bir örnek olarak pokemon çizgi filminin meşhur olduğu dönemlerde bir çocuğun 8. kattan “ben pokemonum” diyerek kendini attığı örneğini versek sanırım çoğunuz hatırlarsınız.

Çocuğunuzun yanında olmanız onun gerçeğin farkına varmasını sağlar; aynı zamanda gerçek dünya ile iletişimini kesmeden televizyon izlemesini sağladığı için televizyonun zararlarını da minimuma indirir. Çocuğunuz televizyon seyrettiği anda 1 saat boyunca hiçbir tepki vermeden sadece programı izlerken sizin o anda ona sorular sormanız ve sizinle iletişimi geçmesini sağlamanız faydalı olacaktır.

Televizyon fazla uyaran içerdiği için öğrenmeyi olumsuz etkilemektedir. Öğrenmenin gerçekleşmesi için yeterli uyaran bulunması gerekir; ancak uyaran ve öğrenme arasında doğru orantı yoktur. Uyaran ne kadar artarsa öğrenme de o kadar artacaktır denemez. Televizyonun fazla uyaranı, öğrenmeyi engelleyici bir durumdur. Ayrıca televizyon çocukların algısını zayıflatır. Detaylara dikkat etmezler. Çocukların dikkat sürelerini de kısaltır. Görüntülerin hızla değiştiği televizyon programlarını izleyen çocuklar, konsantrasyon gerektiren kitap okuma, yap-boz yapma gibi durumları uzun süre devam ettirememeye başlarlar. Genel anlamda televizyonun fazla izlenmesi; sosyal olmayan, yalnızlığa itilmiş, toplumla iletişim kuramayan, zeka düzeyi gerileyen insanların yetişmesine sebep olur.

Televizyon karşısında hareketsiz olan çocuklar günlük harcamaları gereken enerjiyi harcayamazlar. Ayrıca çocuklar televizyon karşısında abur cubur yemeyi severler ve bu esnada ne kadar yediklerinin farkına varamazlar. Hareketsiz kalan çocukların kontrolsüz şekilde besin almaları ise obeziteye sebep olmaktadır. Bu ise çocukları tüm yaşamı boyunca sağlık sorunları ile baş etmeleri gerektiğini gösterir.

Bu Konuda Ne Yapmalıyız?

Televizyonun bu zararlarının farkında olup, çocuklarınızın televizyon izleme sürelerini gerektiği ölçülerde tutmanız çocuğunuzun gelişimini olumlu etkileyecektir. Aynı zamanda bu konuda çocuğunuzla çatışma yaşamaya da hazırlıklı olmanız gerekmektedir. Çocuğunuz gereğinden fazla televizyon izliyorsa bu aşamadan sonra sizin onun televizyon izleme süresini kısıtlamaya çalışmanız aranızdaki çatışmayı kaçınılmaz kılacaktır. Bu duruma hazırlıklı olup sabırlı ve karalı şekilde yeni kuralınızı uygulamanız gerekmektedir. Televizyon konusunda en sağlıklı olanı çocuğunuzun her akşam izleyeceği programları belirlemenizdir. Bu belirlemeyi yaptıktan sonra çocuğunuz ilk başlarda karşı çıksa da bir süre sonra sadece o programları izleyebileceğini kabul eder ve televizyonu, izlediği program bitince kapatır. Bu açıdan bu konuyu kurala bağlamanız çocuğunuzun sizinle pazarlık yapmasını önleyecektir. Ayrıca çocuğunuzun çok televizyon izlemesini istemiyorsanız sizin de vaktinizi çok fazla televizyon izleyerek geçirmemeniz gerekmektedir. Sizi akşamları sürekli televizyon karşısında gören çocuğunuza sizin çok fazla televizyon seyretmemesi gerektiğini söylemeniz çocuğunuz üzerinde etkili olmayacaktır. Televizyon izlemeyerek siz bu konuda çocuğunuza model olacaksınız. Ayrıca çocuğunuzun televizyonu talep etmemesi için ona cazip etkinlikler bulmanız, onu bu yönde yönlendirmeniz faydalı olacaktır. Televizyon konusunda yapılan en büyük yanlışlardan biri de televizyonun çocuklara ödül olarak kullanılmasıdır. “Eğer yemeğini yersen televizyon izleyebilirsin, eğer odanı toplarsan izleyebilirsin” gibi ifadelerimiz televizyonu çocuklar için daha cazip kılmaktadır. Biz bu şekilde televizyonun kazanılabilecek olumlu bir durum olduğu mesajını veririz. Ödüller çocuklar için her zaman için caziptir ve biz televizyonu ödül olarak kullanınca televizyonun cazibesini arttırmış oluyoruz.

 

Betül ŞEN

Psikolojik Danışman

 

 

Sosyal medyada paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir